22 Ocak 2018, Pazartesi | ChatVakti.Com
ana sayfa ANA SAYFA
chat SOHBET
HABERLERHABERLER
OYUNOYUN
PAPARAZZIPAPARAZZI
VIDEOVIDEO
sinema SINEMA
Sitene sohbet ekle
Sitene sohbet odası ekle!
Günlük Burçlar
burçlar
Koç
Boğa
İkizler
Yengeç
Aslan
Başak
Terazi
Akrep
Yay
Oğlak
Kova
Balık
Sitene günlük burç ekle
resim
»Mini Bot
»Ping Pong Savaşı
»Street Fighter
»Su Damlasi Vur
»Tank Bombala
»Tank Savaşı
»Teke Tek Mac
»Uzayda Savaş
»Çiçekleri Birleştir
»Bombaci itfaiyeci
»Blob Savaşları
»Bazuka Ping Pong
Ana Sayfa » paparazzi » Pınar Altuğ Oğluyla Evlendi
Pınar Altuğ Oğluyla Evlendi 06-04-2011 google google

“Gelen rolleri uygun bulmadığım için oynamak istemedim. Mesela, yedi yıl önce çekilen 'Haziran Gecesi' dizisinde Nebahat Çehre'nin rolü bana önerilmişti. Ama anne rolü mantıklı gelmedi! Özcan Deniz'i doğurmuş olamazdım, değil mi?”

Ayşegül Aldinç deyince çoğu kişinin aklına 'güzel ve seksi' bir kadın geliyor. Ama bazıları da güzelliğini estetiğe borçludur diye düşünüyor. Estetiği var mıdır, yok mudur bilemem ama dört-beş yıl önce yine bir röportaj için görüştüğüm ünlü sanatçıda; gram yaşlanma belirtisi olmadığını söyleyebilirim.

DEMEK Kİ DOĞRU EKİN EKMİŞİM

Hâlâ Türkiye'nin en güzel kadınları arasında gösterilen Ayşegül Aldinç'le hayat felsefesini, dizilere neden “Evet” demediğini ve güzelliğini konuştuk...

* Uzun süre albüm yapmayan isimler genellikle unutuluyor gidiyor ama siz hep gündemdesiniz. Bunun sırrı ne?
Doğru ekin ekmişim demek ki! Sevenler, ufak nüansları çok güzel değerlendirebiliyorlar.

Bir programa çıkıyorsun, şarkını söylüyorsun ama konuşuyorsun aynı zamanda. Orada fikirlerine de değiyorlar. Bir de ben 13 yıl köşe yazdım, okuyanlar benim duygularıma değdi; fikirlerimi, hayata bakış açımı gördüler. Yani hayata benim gibi bakan insanların beni sevdiğini zannediyorum.

* Size çok dizi teklifi geldiğini biliyorum. Niye hiçbirini kabul etmiyorsunuz?
Bu soru bana hep soruluyor. Bir dizide oynayayım da hepimiz birden rahatlayalım. Ama her şey para değil, eğer keyif alırken para kazanıyorsam kendimi şanslı hissederim ben. Mesela reddettiklerim arasında, oynasaydım inanılmaz paralar kazanabileceğim, çok uzun soluklu işler oldu ama hiçbirinden pişman olmadım.

NEBAHAT'LA JENERASYON FARKIM VAR

* Rolleri mi kendinize uygun bulmuyorsunuz?
Evet, rolleri uygun bulmadığım için oynamak istemedim. Dikkat edin, diziler hep erkekler üzerine; kadınlar daha tali oluyor. Rollerin ancak yüzde 20'si kadınlar üzerinedir.

Böyle olunca da benimki, beyaz atlı prensi beklemek gibi bir şey oluyor. Yani hem seni besleyecek bir rol olacak, hem paranı kazanacaksın, hem de uzun ömürlü olacak. Ama iyisini bekleyip de sonra devamını çok güzel getirenler de var. Nebahat Çehre mesela, bunca yıl durdu durdu, sonra bir başladı, gitti.

* Özcan Deniz'in 'Haziran Gecesi' dizisinde onun oynadığı rol size teklif edilmişti galiba...
Nebahat'la aynı yaşta değiliz, aramızda bir jenerasyon farkı olduğu için Özcan Deniz'in annesini onun oynaması daha mantıklıydı. O yüzden kabul etmemiştim

PINAR ALTUĞ DİZİDEKİ OĞLUYLA EVLENDİ

* Anne rollerinin gelmesinden mi şikayetçisiniz?
Hayır ama çocuğumun da mantıklı bir yaşta olması lazım. Özcan Deniz'i doğurmuş olamazdım, değil mi? Üstelik dizi altı, yedi yıl önce çekilmişti, yani daha da gençtim. Baktığında mantıklı değildi yani.

Ama mantıklı yaş ve görünüşlerde olursak niye oynamayayım? Sonuç olarak genç insanlara da anne rolü geliyor. Mesela Pınar Altuğ'a da genç yaşında anne rolünü oynattılar, sonra oğluyla evlendi. (Pınar Altuğ 'İlk Aşkım' adlı dizide Yağmur Atacan'ın üvey annesini oynamıştı.)

Bana çok güçlü bir kadın imajı veriyorsunuz, biten aşklarınızın arkasından da çok ağlamazmışsınız gibi bir düşüncem var...
Hayat bize çeşitli zırhlar giydiriyor. Ben bunu söylemekle kendi oyunumu bozmuş olabilirim belki ama bunlar adamına göre değişir. Ama ben bir aşkı, ağlayıp inlemek üzerine yaşamayı tercih etmem. Aşkı paylaşmak bir keyiftir. Keyfim bozulmaya başlamışsa karşımdakini uyarırım. “Ben ilişkinin kumandanıyım” demiyorum, ipler eşit koşullarda insanların elinde olmalı. Ama keyfim bozulmaya devam ederse, o zaman olay mahallinden ikilerim.

* Güçlü imajınız erkekleri korkutuyor mu?
Yıllarca hep korkuttu! Geçenlerde Ayşe Erbulak'ın stand up'ına gittim; orada bir beyefendi “Yıllar önce sizi sevgilinizle arabada gördüm, eve gidip ağladım” dedi. Bir sürü insan da cesaret edememiştir tabii bana yaklaşmaya. İkili ilişkilerde öyle olmadığımı görüyorlar ama bunun için tanışıp görüşmek, konuşmak lazım.

KENDİMİ KASMADAN GÜZEL KALMAYA ÇALIŞIRIM

* Sevilmeme ya da beğenilmeme korkusu yaşıyor musunuz?
O endişe tabii ki var. Bizi nasıl gördülerse, öyle olmaya devam etmek lazım. Fiziğini koruyarak, entelektüel anlamda kendini besleyerek, sistem içindeki yerini korumaya çalışıyorsun.

* Zorlayıcı değil mi?
Ama her seçiş, bir vazgeçiştir. “Hem yiyeyim, hem çöreğim bütün kalsın” diye bir şey söz konusu olamaz. Her şeyin bir bedeli var ve o bedellere katlanıyorsun. Zaten o, zamanla senin yaşam biçimin haline geliyor. Ben küçüklüğümden beri sürüp sürüştürmeyi severdim. Dolayısıyla makyaj yapmak, ufak dokunuşlarla dışarı çıkmak bana külfet gelmiyor. Zaten elim de çabuk, zorlanmıyorum. İlerki yıllarda da çok kasmadan olabildiğince bakımlı ve kendi yaşının güzeli olarak kalmaya çalışacağımı biliyorum.

PARALARINI KOYACAK YER BULAMAYANLAR VAR

* Hayat felsefeniz nedir?
Geri gitmeyip daha ileri bakabilmek, günü yaşamaya odaklanmak. Bunu öğrenmeye çalışıyorum. Sonuç olarak ben de bu toplumun bir parçasıyım, ben de hep sonrasına yatırım yapmak üzere yetiştirildim.

Bugün sanat dünyasına bakacak olursak, kazandıkları paraları koyacak yer bulamayan bir sürü insan var. Hep yatırım yapıyorlar, ev alıyorlar mesela. Ne yapacaksın o kadar evi? Bir deprem gelecek, iskambil kağıdı gibi hepsi yıkılacak. Gez, gör; ne kadar çok gezersen o kadar çok varsın, bilirsin. Al al nereye kadar, onun da sonu yok.

* Sizin dünya malına yatırımlarınız yok mu?
Vardır ama kimseye muhtaç olmayacak ölçülerdedir. Zaten insan aynı anda beş arabaya binip altı evde oturamaz. Fazla hırslı olunması gereken bir zaman dilimi içerisinde yaşıyoruz, ajandamızı hep doldurmak istiyoruz. Ne kadar çok randevumuz varsa kendimizi o kadar başarılı ve önemli zannediyoruz. Ondan sonra bir an geliyor, “Peki ben ne olacağım, ruh durumum ne olacak?” diyorlar. Gelsin
haplar ondan sonra.

YENİ ALBÜMÜN ALTI ŞARKISINI ÇÖPE ATTIM!

* 'O Kız' single'ınızdan sonra gündemde yeni albüm var mı?
Yeni bir albüme girişip yedi şarkımı da hazırlamıştım. Ama bazı rahatsızlıklarım vardı, o rahatsızlıklar bir gün iyice üşüştü kafama, o albümü çöpe attım. Bir tek 'Ağla' isimli şarkıyı aldım...

* Altı şarkıyı birden çöpe attığınıza göre epey gözü karasınız...
Bunu hiç kimse bilmez; daha kariyerimin çok başındayken de tamamıyla hazır olan başka bir albümü olduğu gibi çöpe atmıştım. Yıllar önce de bayağı gözü karaymışım, değişen bir şey yok.

* Özel hayatınızda da böyle misiniz, bir anda siler misiniz?
Öyleyim maalesef. Ama işi o noktaya karşımdaki de getirmez, ben de getirmemeye çalışırım. Öbür türlü olsa içinden çıkılamaz zaten. Yani geriye baktığımda beste, film, dizi çöplüğü olurdu...

SABAH

Yazar: SavaS Okunma: 996

Adınız :
E-Mail Adresiniz :
Yorumunuz :

İfadeler
resim
resim
Film: Sessiz Çığlık
Yönetmen: Joachim Trier
Oyuncular: Isabelle Huppert, Gabriel Byrne
Yapım: M3 Film
resim
»Şampiyonlar Maçına Prova
»TRT'ye bunun hesabını soracağım
»Altın uçtu
»S&P'nin kararı piyasaları sarstı
»Facebook sohbeti düzeltmek
»Obezite Sorunu
»Beşiktaş da karıştı
»Trafiğe dair
»AÖF Bütünleme Sınavı
»Jeremy Hunt seeking new advice
Alt Sayfalar
İletişim | Yetki Başvurusu | ChatVakti Script | Evet Hayır Oyunu | Kurallar | Hakkımızda
Sohbet Chat seoium.com kadın moda haberleri
sitemap rss