19 Ekim 2018, Cuma | ChatVakti.Com
ana sayfa ANA SAYFA
chat SOHBET
HABERLERHABERLER
OYUNOYUN
PAPARAZZIPAPARAZZI
VIDEOVIDEO
sinema SINEMA
Sitene sohbet ekle
Sitene sohbet odası ekle!
Günlük Burçlar
burçlar
Koç
Boğa
İkizler
Yengeç
Aslan
Başak
Terazi
Akrep
Yay
Oğlak
Kova
Balık
Sitene günlük burç ekle
resim
»Mini Bot
»Ping Pong Savaşı
»Street Fighter
»Su Damlasi Vur
»Tank Bombala
»Tank Savaşı
»Teke Tek Mac
»Uzayda Savaş
»Çiçekleri Birleştir
»Bombaci itfaiyeci
»Blob Savaşları
»Bazuka Ping Pong
Ana Sayfa » haberler » chat üzerinde araştırma yapıldı
chat üzerinde araştırma yapıldı 30-03-2010 google google

Genel anlamda bilindiği gibi chat, internet üzerinde eşzamanlı ve mekandan bağımsız haberleşmeye imkan tanıyan servislerin tamamına verilen isimdir. Fakat olgunun sosyal boyutu, sadece iletişim aracı ve iletişim ortamı olma amacını aşan daha kapsamlı ve daha derin bir konudur. Chat olgusu sadece internet kafelerdeki internet kullanıcıları ile sınırlı olmayan, tüm internet kullanıcılarının kullandığı servistir. Yaptığımız gözlem ve araştırmada elde ettiğimiz bilgiler ışığında, tüm internet kullanıcılarının en az bir kez chat yaptıklarını söyleyebiliriz. Bu bulgunun yanında bazı kişilerin chat yapmayı bıraktıkları da sayısal verilerle açıktır. Bu bağlamda örneklem grubumuzun %63.3’ü halen chat yapmaya devam ederken, %36.7’si chat yapmamaktadır. Sahadan elde edilen verilerin ışığında chat servislerinin kullanılış amaçları, yani chat yapma nedenleri ve chat yapmayı bırakma nedenleri genel hatlarıyla şunlardır.

Araştırmamızda görüşülen kişilerin çok küçük bir grubu arkadaşları, tanıdıkları ve akrabalarıyla haberleşmek, görüşmek için chat yapmaktadırlar. Fakat chat yapanların büyük çoğunluğu tanımadıkları, bilmedikleri kişilerle chat yapmaktadırlar. Görüştüğümüz kişilerin pek çoğunun chat yapmaktaki ilk amacı farklı kişiler tanımak ve farklı kişilerle arkadaşlık kurmaktır. Bu bağlamda farklı kişilerle arkadaşlık kurmak ve farklı kişileri tanımak için chat yapma nedeninin temelinde, iki farklı süreç işlemektedir. Bu süreçlerden ilki chati ve sanal dünyayı reel hayattan kopuk olarak değerlendiren süreçtir. Bu süreçte chat sadece sanal dünyaya ait bir araçtır ve reel hayata taşınmamaktadır. Bu kişiler için ilişkiler de sanaldır ve reel dünyaya taşınmamaktadır. Diğeri ise sanal dünya ile reel dünyayı birleştiren ve kendisini, reel dünyada karşılaşmak ve ilişki kurmak istediği kişileri chat aracılığıyla bulma çabasında somutlayan süreçtir. Eklemlenmiş bir yapı oluşturan, ikinci sürecin daha fazla kişi tarafından benimsendiği de gözlemlenmiştir. Chat yapma davranışının bir diğer nedeni de vakit geçirme, günün stresini atma ve rahatlama isteğidir. Yani Türkçe’deki terimsel karşılığıyla “çene çalma” isteğidir. Bu bulgulara ek olarak chat yapan bazı kişiler de, kendi psikolojik boyutları bağlamında chat yapma davranışında bulunmaktadırlar. Bu psikolojik boyutta, kişiler hiç kimseye anlatamadıkları özellerini chat ortamında anlatarak rahatlamakta, olmayı istedikleri fakat olamadıkları kişiyi sanal dünyada canlandırarak, ideal bir kişi olma isteğinin kişi üzerinde yarattığı baskıdan uzaklaşmaya çalışmaktadırlar.

Görüştüğümüz kişilerin chat yapmaktan kaçınma nedenlerine baktığımızda, bu kişilerin gözünden chat olgusunun görüntüsünü ve belli bir tecrübeden sonra yüklenen anlamı görebilmekteyiz. Bu bağlamda genelde kişilerin chat yapmama nedenleri, chat anındaki muhabbetin sıkıcı bulunması, chat muhabbetlerinin güvensiz ve yalanlarla dolu olması, hep aynı şeylerin tekrarlanması, seviyesiz konuşmaların olması gibi net saptamalardır. Olguyu bu tarafıyla ele aldığımızda, farklı bir görüntü ortaya çıkmaktadır. Chat yapmış fakat şimdi chat yapmaktan kaçınan kişilerin geçirdikleri kişisel deneyimler ve ortaya koydukları bu düşünceler, onların gözüyle chat yapan kişileri de tanımlamaktadır. Bu çerçevede görüştüğümüz kişilerden chat yapanların chat esnasında kendileri gibi olup olmadıklarını araştırdığımızda, aldığımız yanıtların yaklaşık %60’ı insanların chat esnasında kendileri gibi olmadıkları, fakat kendileri gibi olmaları gerektiği şeklindedir. Geriye kalan yaklaşık %40’lık grup ise, chatte kişilerin kendileri gibi olmadıklarını, kendilerinden farklı davrandıklarını, farklı bir kişilik sergilediklerini ve bunun doğal olduğunu ifade etmişlerdir. Bu bağlamda görüşülen kişiler yaratılan bu durumun beklenen bir şey olduğunu ve yaşananların da sanal olduğunu belirtmişlerdir. Yine araştırma çerçevesinde görüşülen kişiler, sanallığı tanımlarlarken sürekli yalan kavramına gönderme yaparak tanımlamışlardır. Araştırmamıza katılan her iki gruptaki kişiler, chatte kişilerin olduklarından farklı bir kişilik ve görüntü ortaya koyduklarını ifade etmeleri de hayli ilginçtir. Yani chat yapan kişilerin büyük çoğunluğu karşısında chat yaptığı kişinin, olduğu gibi davranmayıp yalan söylediğini düşünerek karşısındaki kişinin verdiği bilgilerin doğruluğuna güvenmemektedirler. Chat ile ilgili gelişen görüşler kişilerin kendi chat deneyimlerinden kaynaklanmaktadır. Görüştüğümüz kişilerin bir çoğu, chatte kendilerini cinsiyetleri de dahil olmak üzere, kendileriyle ilgili pek çok şeyi farklı söyleyerek ve kendilerini farklı tanıtarak yalan söylediklerini ifade etmişlerdir. Bu durumu ifade eden sayısal verilerde şöyledir. Kendini chatte farklı tanıtarak yalan söyleyenlerin oranı %58.7, kendisi ile ilgili doğru bilgi verdiğini söyleyenlerin oranı %41.3’dür. Chatte yalan söyleme davranışının cinsiyetler arasındaki dağılımı, kadınlarda yaklaşık %78, erkeklerde ise yaklaşık %56’dır. Kadınların chat ortamında erkeklere göre daha fazla yalan söyledikleri açıktır.

Chatte yalan söylemenin nedenlerini araştırdığımızda, pek çok kişinin belirttiği neden güvenliğe refere etmektedir. Çünkü bu kişiler karşılarındaki kişilere güvendiklerinde kendileriyle ilgili gerçek bilgileri vermektedirler. Bu bağlamda reel hayattaki gündelik ilişkiler de güven; açıklık, samimiyet ve şeffaflık ile sağlanırken, sanal ilişkilerde güven kapalılık, gizlilik, kendini saklama, hatta yalan ile sağlanmaktadır. Ayrıca kişilerin chatte yalan söyleme biçimini incelediğimizde, kişilerin karşısındaki kişiye göre davranmayı tercih ettikleri ortaya çıkmıştır. Daha açık haliyle, bu kişiler chatte yalan söyleyen birisiyle karşılaştığında ve bunu anladıklarında ‘ayna benlik’ geliştirerek, chatte karşılaştığı insan portresine sosyal, fiziksel ve bilişsel olarak uygun olduğunu düşündüğü, o anda yaratılmış sanal bir kimlikle karşılık vermektedirler. Daha azınlıkta kalan diğer bir grup da, daha önce kendisi için hazırlamış olduğu ve genelde kullandığı sanal kimliği ya da sanal kimlikleri yalana karşılık vermek için kullanmaktadırlar. Çalışmamız içerisinde görüştüğümüz bir kişi yaşanan durumu şu şekilde özetlemiştir: “Chatte kızlar 90-60-90 ve çok güzel, erkekler yapılı ve yakışıklı, herkes en az bir yabancı dil biliyor, iyi eğitimli ve zengin”. Sonuç olarak sanal dünyadaki sohbetler esnasında yaratılan kişilerin sosyal hayatta ideal diye tanımlanan prototiplerden oluştuğunu söyleyebiliriz.

Yazar: deviL Okunma: 559

Adınız :
E-Mail Adresiniz :
Yorumunuz :

İfadeler
resim
resim
Film: Sessiz Çığlık
Yönetmen: Joachim Trier
Oyuncular: Isabelle Huppert, Gabriel Byrne
Yapım: M3 Film
resim
»Şampiyonlar Maçına Prova
»TRT'ye bunun hesabını soracağım
»Altın uçtu
»S&P'nin kararı piyasaları sarstı
»Facebook sohbeti düzeltmek
»Obezite Sorunu
»Beşiktaş da karıştı
»Trafiğe dair
»AÖF Bütünleme Sınavı
»Jeremy Hunt seeking new advice
Alt Sayfalar
İletişim | Yetki Başvurusu | ChatVakti Script | Evet Hayır Oyunu | Kurallar | Hakkımızda
Sohbet Chat seoium.com kadın moda haberleri
sitemap rss